II.MURAD VE AKŞEMSEDDİN

2622 readings

         II.MURAD VE AKŞEMSEDDİN

II. Murad, oğlu Fatih’in doğumu yaklaşınca sabaha kadar uyumadı, gece boyunca Kur’ân-ı Kerîm okudu ve doğacak çocuğun müjdesini bekledi. Tam Fetih Suresini okuyordu ki, beklediği müjde geldi:

– Sultanım! Müjdeler olsun, bir oğlunuz oldu. dediler.

Sultan Murad, gayr-i ihtiyârî bir şekilde:

– Elhamdülillâh, ravza-i Murâd’da bir gül-i Muhammedî açtı. dedi.

Adını Mehmet koydu. Ve:

– Bu şehzâde Mehmed’in şanına, âleme sevinç kapıları saçılsın! Diye ferman verdi.

 

Hakk dostlarından Hacı Bayram Velî Hazretleri’nin feyizli ve bereketli irşadları neticesinde etrafında toplanan müridleri hayli çoğalmıştı, ünü Ankara dışına taştı, bütün memlekete yayıldı. Ancak kendisini son derece sevenler olduğu gibi haset eden kimseler de vardı. Nitekim bu hasetçilerden bazıları, onun mübarek adını duyup da kendisini merak eden Sultan II. Murad ’a Hacı Bayram Velî hakkında yanlış bilgiler verdiler. Fakat Sultan’ın, Hacı Bayram Velî Hazretleri’ni sevenlerden de aldığı birtakım bilgiler vardı. Dolayısıyla söylenen: «Devlet aleyhine adam topluyor!» hezeyanına kapılmayıp: «Oldukça çok sayıda müridi vardır. Bunlar tarlalarda çalışır ve fakir fukaraya yardımda bulunurlar.» şeklinde aldığı malumatı da göz önünde bulundurarak hareket etti:

– Sakın hürmette kusur etmeyesiniz! diyerek Hacı Bayram Velî’ye iki elçi gönderdi ve onu Edirne’ye dâvet etti.

Gelen elçilerden mânen haberdar olarak onları Ankara’nın girişinde talebesi Akşemseddin ile birlikte karşılayan Hacı Bayram Velî, Sultan’ın dâvetini kabul etti. Yine Akşemseddin ile birlikte Edirne’ye geldiğinde de, Sultan tarafından büyük bir tazimle karşılandı.

II. Murad ve Hacı Bayram Velî görüşürlerken içeriye bir beşik getirdiler. Hacı Bayram Velî, beşiğe baktı ve herkesin işiteceği bir sesle Fetih Suresi’ni okumaya başladı. Herkes hayretler içinde kaldı. Henüz beşikte kimin bulunduğuna bakılmadan Fetih Suresi’nin okunmasına bir mânâ veremediler. Sureyi bitirdikten sonra Sultan Murad’a dönen Hacı Bayram Velî:

– Siz bir zât-ı kâmilsiniz. Şehzâdeniz için okuduğunuz o güzel mısrayı tekrar okur musunuz? Dedi.

Zaten hayretler içinde bulunan II. Murad, ikinci bir hayretle baktı. Bu şiiri kimseye okumadığı halde Hacı Bayram Velî’nin ona işaret etmesindeki mânâyı kavramaya çalışarak oğlunun doğumunda gönlünden kopan o meşhur mısrayı okudu:

“Ravza-i Murâd’da bir gül-i Muhammedî açtı!”

 

Hacı Bayram Velî:

- Sultanım! Yıldırım Bayezid ve sizin İstanbul’u kuşatmanız zamanında elden gelen her şey yapılmıştır. Buna rağmen fethin nasip olmayışı, onun vaktinin henüz gelmemiş bulunmasındandır. Çünkü her şey, Allah’ın takdiriyle belli bir zamana kalmıştır. Dedi.

Sultan II. Murad, konuşmanın burasında gayr-i ihtiyari olarak: “Şeyhim, İstanbul’un fethi bize nasip olur mu?” diye sordu. Hacı Bayram Velî kısa bir tefekkürden sonra “Hayır Sultanım. İstanbul’un alınışını ne sen görürsün ne de ben” dedi. Sonra Şehzade Mehmed’i göstererek;

- Ama şu yiğit ile bizim köse (Akşemseddin’e öyle derdi) görseler gerek... Dedi

Hacı Bayram Velî, son olarak Sultan’a:

- Sultanım! Mehmed’imizi hocasına, yâni Akşemseddin’e bırakmak gerek! Zira biz onun liyakatini bilenlerdeniz!” diyerek sözlerini bitirdi.

Share

 

Osmanlı

Osmanlı mûsikîsi

Osmanlı mûsikîsi, Osmanlı saray veya halk müzisyenlerinin askerî, dini, klâsik ve folklorik türlerde ürettiği ve toplumun her kesiminde kullanılmış bir sanattır.

Devamı

Osmanlı sanatı

Osmanlı sanatının kaynağını hep İslam‘dan aldı. Osmanlı sanatı deyince aklıma gelen Osmanlı mimarisi ve o mimarideki insan hizmetine sunulmak için yapılmış...

Devamı