Osmanlı Kültürünü Yaşatma DerneğiOSMANLI PADİŞAHLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ

OSMANLI PADİŞAHLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ

9594 readings

Hazırlayan; Işık TÜNGER

 

 

OSMANLI PADİŞAHLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ

 

Osmanlı Devleti tamamen manevî temeller üzerine kurulmuş, özü İslâm ve iman hamuruyla yoğrulmuş, İslâm Tarihi’nin en güçlü ve en muazzam devletlerinden biriydi. Bu muazzam devleti kudretli elleriyle çekip çeviren Osmanlı padişahlarının da her biri; iman, iz’an ve şecaat sâhibi, Allahû Teâla’nın velî kullarına karşı son derece hürmetkâr ve itaatkâr kimselerdi. Allahû Teâla’nın kuvvet ve kudret bahşettiği, yaptığı hamlelerle dünyanın seyrini değiştiren her büyük padişahın arkasında mutlaka büyük bir velînin desteği vardı.

Onlar Osmanlı Devleti’nin manevî padişahlarıydı.

Altı asır boyunca cihana hükmeden Osmanlı hükümdarları, Allahû Teâla’nın dostlarına değer verdikleri sürece daima muzaffer olmuşlar, onlardan yüz çevirdikleri zaman ise büyük felâketlere uğramışlardı.

 

 

 

1) Osmanlı padişahlarından 16’sının halk ağzında veya tarih kitaplarında tekerrür etmiş lakapları vardır. Kalan 20’si de lakapsız olduğu için yalnız adları ile anılırlar. I. Osman’la Orhan Bey’in lakapları Gazi, I. Murad’ın Hüdâvendigâr, I. Beyazıd’ın Yıldırım, I. Mehmed’in Çelebi, II. Mehmed’in Fatih’tir. II. Beyazıd’in Velî, I. Selim’in Yavuz ve Kadim, I. Süleyman’ın Kanunî, II. Selim’in Sarı, III. Mehmed’in Eğri Fâtihi, II. Osman’ın Genç, IV. Murad’ın Bağdat Fâtihi, IV. Mehmed’in Avcı, III. Selim’in Halim ve nihâyet II. Mahmud’un lakabı da Adlî’dir.

 

2) Osman Gazi’den II. Murad’a kadar ilk altı hükümdarın kabirleri Bursa’da ve ondan sonrakilerin kabirleri de İstanbul’dadır. Yalnız son padişah VI. Mehmed Vahdeddin’in mezarı Şam’da ve son halife Abdülmecid’in kabri de Medine’dedir.

 

3) Osmanlı tarihinde en çok yaşayan birinci hükümdar 78 yaşında vefat etmiş olan Orhan Gazi, en çok yaşayan ikinci padişah da 75 sene, 4 ay, 19 gün yaşadıktan sonra 76 yaşının içinde vefat eden II. Abdülhamid’dir. En genç vefat eden padişah da 17 sene, 6 ay, 18 gün yaşadıktan sonra 18 yaşının içinde şehit edilmiş olan II. (Genç) Osman’dır.

 

4) Tahta çıkma yaşı bakımından en ihtiyar padişah 65 yaşında tahta çıkmış olan V. Mehmed Reşad, en genci de 7 yaşında tahta çıkan IV. Mehmed’dir.

 

5) Osmanlı tarihinde padişahlıkta 16 değişme vardır; ama 15 padişah yaşarken değişmiştir. Bunun sebebi, I. Mustafa’nın ikinci defa padişah olmasıdır. II. Murad’la III. Ahmed’in değişmeleri de “feragat” şeklindedir. Son padişah VI. Mehmed Vahdeddin’in değişmesi ise saltanatın ortadan kaldırılmasından dolayıdır.

 

6) Osmanlı padişahlarından Murad Hüdâvendigâr harp meydanında şehid edilmiş, Genç Osman’la, II. Selim ve Sultan Abdülaziz şehit edilmiş ve Sultan İbrahim’le, IV. Mustafa da fetva ile idam edilmişlerdir.

 

7) Osman Gazi’den Kanunî’ye kadar ilk 10 padişah ordu başında ve fiilen başkumandan olarak bütün seferlere iştirak etmişlerdir. Sarayından ayrılmayan ilk padişah II. Selim’dir. Ondan sonra yalnız III. Mehmed, II. Osman, IV. Murad, IV. Mehmed ve II. Mustafa harbe gitmiş, diğerlerinden bazıları ordu ile beraber hareket etmişlerse de harp meydanlarına gitmemişlerdir. Bu vaziyete göre fiilen harp etmiş Osmanlı padişahları sayısı 15’dir.

 

8) Osmanlı tarihinde en uzun saltanat Kanunî’nin milâdî takvim hesabı ile 46 yıl süren devri ve en kısa saltanat da V. Murad’ın 93 günden ibaret saltanatıdır.

 

9) Osmanlı İmparatorluğu’nun azami genişleme nispeti IV. Mehmed devrine rastladığı gibi, küçülmeye başlaması da aynı devre rastlamaktadır.

 

10) Osmanlı tarihinde yedi padişahın ölümü bir müddet gizli tutulmuştur. Bunun sebebi, valilikte tecrübe gören halefleri payitahta (başşehir) gelip tahta çıkıncaya kadar yeniçerilerin kargaşalık çıkarmalarına meydan bırakmamaktır. Bu yedi padişahtan Çelebi Sultan Mehmed’in ölümü 41 gün, II. Murad’ın 12-16 gün, Fatih’in 1 gün, Yavuz’un 9 gün, Kanunî’nin 48 gün, II. Selim’in 7 gün ve nihâyet III. Murad’ın ölümü de 11 gün gizli tutulmuştur.

 

11) Cülûs bahşişi âdetine I. Abdülhamid devrinden itibaren nihayet verilmiştir.

 

12) Türk hâkimiyeti Orhan Gazi devrinde Asya’dan Avrupa’ya, Yavuz devrinde Afrika’ya ve nihayet II. Selim devrindeki Sumatra Seferi’nde de Okyanusya’ya dayanmıştır. Bu suretle Osmanlı İmparatorluğu azamet devrinde dünyanın dört kıtasına yayılmış demektir.

 

PADİŞAHLARIN MERAK EDİLEN ÖZELLİKLERİ

 

OSMAN GAZİ

Bir giydiğini bir daha giymezdi. Sebebi müsrifliği değil, başka birini yani bir garibanı sevindirmekti. Birisi elbisesine dikkatlice baksa hemen çıkarıp ona bağışlardı.

Yemek sırasında değil ama yemekten önce müzik dinlerdi.

Bazı kaynaklar onun pehlivanlık yaptığını ve gayet sağlam bir silahşör olduğunu yazar.

Eski bir Türk kabile âdeti vardı; Hıdrellez günü aşiret reisinin evi yağmaya açılırdı. Bey ile hanımı yanlarına hiçbir şey almadan evlerinden çıkarlar ve arkalarından aşiret mensupları hücum edip evi yağmalardı. Buna “Bey evinin açılması” denirdi. Osman Gazi’de yılda bir gün evini hücuma açardı.

 

ORHAN GAZİ

Osmanlı padişahları içinde 36 yıl süre ile en uzun hükümdarlık yapan üçüncü sultandı.

Orhan Bey’in bir özelliği de, yüz kadar kaleye hâkim olması ve çoğu zamanını bunları dolaşmakla geçirmesiydi. Bir seyyahın dediğine göre hiçbir şehirde bir aydan fazla durmazmış.

Salı ve Perşembe günleri oruç tutardı. Mevlâna Hazretleri’ne hürmeten başına sikke giyer ve üstüne de bir beyaz sarık sarardı.

 

I. MURAD (HÜDÂVENDİGÂR)

Batı kaynaklarında hayırhah bir hükümdar, yorulmak bilmeyen bir avcı ve kibar bir şövalye olarak öne çıktı ve doğruluğun simgesi olarak tanındı.

Özel bir kütüphanesi olduğunu bildiğimiz ilk Osmanlı padişahıdır.

Mevlâna’ya karşı aşırı bir sevgisi bulunuyordu. Bir görüşe göre ‘hünkâr’ ve ‘Hüdâvendigâr’ ünvanlarını almasında bu derin sevginin etkisi vardır.

Bizzat savaş meydanında, uğradığı bir suikastla şehit edilen tek Osmanlı padişahıdır.

 

YILDIRIM BAYEZİD

Bayezid bir senede Sinop’tan Eflâk’a geçip, bir yılda yıldırım gibi yedi kere yetiştiği için Emir Sultan Bursa’da “Bayezid’im, sen Yıldırım oldun” demiş ve adı Yıldırım Bayezid Han olmuştur.

Ava ve avcılığa son derece meraklı olduğu bilinen hünkâr aynı zamanda iyi bir pehlivandır.

Tarihçiler silah kullanmaktaki maharetini ve ata binmekteki ustalığını anlata anlata bitiremez.

Kaynaklarda şiir yazdığı söylenen ilk padişahtır ve şiirlerinde Yıldırım mahlasını kullanmıştır.

Bir özelliği de İstanbul’u ilk kuşatan Osmanlı padişahı olmasıdır. Hatta bir değil birkaç defa kuşatmıştır.

 

ÇELEBİ MEHMED

Osmanlı’yı Timur fetretinden çıkaran hünkâr, devletin ikinci kurucusu olarak bilinir.

Şehzâdeliğinde Güreşçi Çelebi diye anılmıştır.

El sanatı olarak urgancılıkla (kalın ip) iştigal etmiştir.

Haremeyn’e (Mekke ve Medine) her yıl sürre alayı düzenlenerek hediyeler gönderilmesi uygulaması onun zamanında başlamış ve bu uygulama malî açıdan en sıkıntılı devirlerde bile yaşayarak I. Dünya Savaşı sonlarına kadar devam etmiştir.

Her Cuma gecesi, öz malından yemek pişirtip yoksullara kendi eliyle dağıtırmış.

 

II. MURAD

Müzik ve şiirden zevk alan padişah, sanatçılara ayrı bir önem vermiştir.

Osman Gazi’nin hastalığından dolayı oğlu Orhan’a yerini bırakması istisna edilirse bir padişahın kendi isteğiyle tahtını başkasına bıraktığı tek örnek ona aittir. Tahtı oğlu Mehmed’e iki defa bırakmasında görüldüğü gibi olgunluk ve bilgelik dolu davranışları yüzünden bazı kaynaklarda Padişah-ı hâkim (Bilge Padişah) olarak yazılmıştır.

 

FATİH SULTAN MEHMED

Ulemâya daima saygı gösterir ve ilmin üstünlüğüne inanırdı.

Venedikli Zorzi Dolfin’e göre az gülen, zeki, çalışkan, cömert, amacına ulaşmakta inatçı, her gün mutlaka kitap okuyan, Roma tarihini, Papaların hayatını, Heredot’un tarihini ve daha pek çok tarih kitabını okutup dinleyen, araştırmalar yapan eşsiz bir insandır.

Tutku derecesine varan en önemli hobisi haritacılıktı.

Şairliğiyle bilinen ilk Osmanlı padişahıdır. Şiirlerinde Avnî mahlasını kullanmıştır.

Güzel sanatlara oldukça meraklıdır. Ok için parmağa takılan yüzükler, kemer tokaları ve kılıç kınları yapmıştır. Bir de değerli taş uzmanı olduğuna dair bir rivayet vardır.

Arapça ve Farsça’nın yanında Yunanca ve Latince’yi anlayacak kadar da olsa biliyordu.

Ağaç, sebze ve çiçek yetiştirmeye meraklıydı. Zaman zaman sarayın bahçesinde bahçıvanlık yapmıştır.

Yemeklerini yalnız yiyen padişah bu âdeti saraya getiren ilk kişidir.

Yalnız İstanbul’da değil bazı diğer şehirlerde de okçuluk tesisleri kurdurmuştur.

 

II. BAYEZİD

Şehzâdelik yıllarında hat sanatına önem vermeye başlamıştır. Ardından tezhip sanatına yönelmiştir.

Bir diğer önemli etrafı bestekârlığıdır. Kaynaklarda beste yaptığından bahsedilen ilk padişahtır.

Çok iyi bir kemankeş yani okçu ve yay imalatçısıydı. Ata binmekten zevk duyardı.

Dış fetihlere değil iç fetihlere yönelen hükümdar Osmanlı padişahlarının en dîndarlarındandır.

 

YAVUZ SULTAN SELİM

Tarih, Yavuz’un özel ilgi alanıydı. Ayrıca Osmanlı padişahları içerisinde çok okumaktan dolayı gözlerinin bozulduğu ve bu yüzden mercek kullandığını bildiğimiz ilk Osmanlı padişahıdır. Geceleri 3-4 saat uykuyla yetinir, diğer zamanlarını okuyup yazmakla geçirirdi.

Yavuz’un hobisi kuyumculuktu. Dil olarak Farsça, Arapça ve Tatarca’yı öğrenmişti.

İyi yay yapmayı, ok atmayı çocuk denecek yaşlarda öğrenmişti. Çok mahir bir avcıydı.

Aynı zamanda bir koleksiyonerdi. Kutsal emanetler koleksiyonu vardı. Ayrıca Topkapı Sarayı’ndaki çini koleksiyonunun da çok önemli bir kısmı ona aittir.

‘İki Şerefeli Şehrin (Mekke ve Medine) Hâkimi’ ünvanını kabul etmemiş ‘Hakim’ yerine ‘Hadim’ yani ‘Hizmetkar’ denilmesini istemiştir.

Bazı kaynaklarda Mevlevî olduğu yazılır.

 

KANUNÎ SULTAN SÜLEYMAN

Divan edebiyatının en fazla gazel yazan şairi ünvanını açık farkla elinde tutar.

Çağının en şık giyinenlerindendir ve mücevherlere merakı had safhadadır.

Babası Yavuz gibi kuyumculuğa meraklıydı. Ayrıca Fatih gibi değerli taşlara tutkundu.

Kaliteli bir müzik kulağına sahipti ve iyi bir hat ustasıydı.

Arapça, Farsça, Tatarca ve Çağatayca’yı öğrenmişti.

Seramik meraklısıydı.

Kavaf yani kundura imalatçısıydı.

Hemen her kaynak nikris (gut veya damla) ve artrit hastalıklarından mustarip olduğunu yazmaktadır. Ölümüne de bu hastalıklar sebep olmuştur.

46 yıl padişahlık yapan Kanunî Osmanlı tarihinde en uzun süre hükümdarlık yapan padişah olmuştur.

 

III. MURAD

İyi silah kullanan ve iyi ata binen ve ava meraklı olan III. Murad’ın boş zamanlarında ok başı imal ettiğini biliyoruz.

İlginç özelliklerinden birisi, ağzından “Hayır” sözünün nadiren çıkmasıdır.

Dünya tarihine özellikle hükümdarlarının yaptığı savaşlara ilgi duyduğu bilinir.

Saatlere özel merakı vardır.

Yılın yedi mübarek gecesi olan Regaip, Mevlit, Miraç, Kadir, Ramazan ve Kurban bayramları ile Berat gecelerinde camilerde kandil yakılması uygulaması, onun emriyle başlamıştır.

 

I. AHMED

O tarihe kadar en genç yaşta tahta çıkan hükümdar kimliğiyle tanınır. Onun rekorunu 7 yaşında tahta çıkan torunu IV. Mehmed kıracaktır.

Talihi neredeyse 14 rakamı üzerinden kurulmuştur. 14 yaşında tahta çıkmıştı. 14. Osmanlı padişahıydı ve 14 yıl padişahlık yapmıştı. Öldüğünde ise 28 yaşındaydı.

Tahta çıktıktan sonra sünnet olan ilk Osmanlı padişahıdır.

İyi bir kaşık ustasıdır.

Yetim malları için ayrı bir hazine teşkil edip yardımlarını o hazineden yapmıştır.

 

I. MUSTAFA

İki kez tahta çıkmasına rağmen annesinin adı bilinmeyen tek Osmanlı padişahıdır. Kaynaklarda değişik isimler verilmektedir. Oysa valide sultanlar Osmanlı saray hiyerarşisinin zirvesinde yer alırlardı.

 

IV. MURAD

Uyguladığı tütün, içki ve afyon gibi yasaklarla tanınır.

Büyücülere, falcılara ve remilcilere karşı büyük çaba sarf etmiştir.

Satranç ve dama oyunlarına meraklıdır.

Koşu halindeki attan başka bir ata atlayabilecek kadar iyi bir biniciydi.

 

IV. MEHMED

39 yıllık saltanat süresiyle Kanunî’den sonra en uzun süre tahtta oturan padişah ünvanına sahiptir.

Bir başka özelliği de 7 yaşında cihan devletinin başına geçmesidir.

Bedenî sağlamlığıyla meşhurdur. Bir av sırasında 20 saat at üstünde kaldığı ve yorulmadığı söylenir.

 

I. MAHMUD

Lale Devri’nin etkisinden olacak lale yetiştirmeye ve satranç oynamaya meraklıydı.

Meslek zenginiydi. Hilalci, mühür kazıcısı ve kuyumcuydu.

Onu kitaplara ve kütüphane yaptırmaya en fazla önem veren padişah olarak nitelendirebiliriz. Ayasofya, Fatih, Süleymaniye Camileri’nde ve Galata Sarayı’nda kütüphaneler yaptırmıştır.

Osmanlı Devleti’ndeki ilk madalya I. Mahmud zamanında çıkarılmıştır.

 

III. OSMAN

Boş zamanlarında marangozlukla uğraşırdı.

3 yılı bulmayan saltanat hayatında 7 büyük İstanbul yangını sığdırdığı için “Yangınlar Padişahı” diye anılmıştır.

Kıyafetini ve görünümünü değiştirerek sık sık halk arasına girip onların dertlerini dinlemiştir.

 

III. MUSTAFA

Para basma işine meraklıydı.

Gözleri pekiyi görmezdi.

Yaptırdığı üç büyük caminin hiçbiri kendi adıyla anılmaz.

 

II. MAHMUD

Resmi halka sevdirmeye çalışmıştır.

Avrupalı yemek adetlerine eğilim gösteren II. Mahmud, aynı zamanda kendisine çatal-bıçak takımı hediye edilen ilk Osmanlı padişahıdır.

Memurlara fes giyme mecburiyeti getirmesi gibi radikal kararlar alması ile tanınmıştır.

 

V. MURAD

93 günlük süreyle Osmanlı tarihinde en kısa padişahlık yapan hükümdar olmuştur.

 

I. ABDÜLHAMİD

Onun döneminde halkla birlikte bir modernleşme yoluna gidilmiştir.

Şehzâdeliğinde piyano ve Batı müziği dersleri aldı ve keman çaldı.

Modern bahçe bakımına ilgi gösterdi.

Sedef ve fildişi kakma, oyma ve süsleme işlerindeki maharetinin yanı sıra usta bir marangozdu.

Antika koleksiyonuna sahipti.

Seyahat edemediği için bütün dünyaya ait seyahatnameleri tercüme ettirip okutmuştur.

Fotoğrafçılığa merakı vardı, ama kendisinin fotoğraflarının çekilmesinden hiç hoşlanmazdı.

Saat tamirciliğinde ustaydı.

Özenli ama sade giyinen padişah günde iki üç defa elbise değiştirirdi.

 

VI. VAHDETTİN

Sultan Vahdettin devletin en zor anında padişah olmuştur.

Gözlük kullanan ilk ve tek Osmanlı padişahıdır.

Genellikle askerî üniforma giyerdi.

İleri derece de güvercin merakı vardı.

 

 

 

Share

 

Osmanlı

Osmanlı mûsikîsi

Osmanlı mûsikîsi, Osmanlı saray veya halk müzisyenlerinin askerî, dini, klâsik ve folklorik türlerde ürettiği ve toplumun her kesiminde kullanılmış bir sanattır.

Devamı

Osmanlı sanatı

Osmanlı sanatının kaynağını hep İslam‘dan aldı. Osmanlı sanatı deyince aklıma gelen Osmanlı mimarisi ve o mimarideki insan hizmetine sunulmak için yapılmış...

Devamı