ÇELEBİ MEHMED VE KARAMANOĞLU

4626 readings

              ÇELEBİ MEHMED VE KARAMANOĞLU

Çelebi Mehmed, Osmanlı topraklarını tek idare altında topladıktan sonra devletin yeniden yapılanması için zorlu bir çalışma içine girdi. Bunu yaparken de Osman Gazi’nin, Orhan Gazi’nin, I. Murad’ın, babasıYıldırım Bayezid’in izini takip ederek adâletten kıl payı ayrılmamaya boyun eğdi. Halktan alınan vergileri azalttı, herkese çok iyi davranışlarda bulundu. Kardeşleriyle mücadelede bile, ilk önce ikna ile hareket etti, ince siyaseti yanında son derece merhamet ve şefkat sahibiydi. Özellikle af yolunu tutardı. Kendisi Edirne’de iken Bursa’ya girip yağma yapan, camileri yıkan ve hatta rahmetli babası Yıldırım’ın kabrini açıp kemiklerini yaktıran Karamanoğlu Mehmet Beyi esîr edince, Müslüman kanı dökmek istemediğinden ve yüksek merhametinden dolayı:

– Ey Karamanoğlu! Ben seni neyleyeyim? Dedi.

Karamanoğlu da:

– Emir Sultanımındır! Dedi. Bunun üzerine Çelebi Mehmed:

– Gel, bir daha Müslümanlar’a zarar vermeyeceğine dair yemin et! Deyince,

Karamanoğlu elini göğsüne bastırarak:

– Bu can, bu tende kaldıkça, Osmanlı’ya sadâkat ve itaatten ayrılmayacağım! Dedi. Sultan, bu sözlerinden sonra ona beyliğini yeniden bağışladı. Ancak Karamanoğlu, daha Sultan’ın huzurundan çıkar çıkmaz, içeri girerken yemin hilesi için koynunda saklamış olduğu bir güvercini çıkarıp kafasını kopardı. Sonra da etrafındakilere:

– Ben bu güvercin üzerine yemin etmiştim. Artık o öldüğüne göre ettiğim yeminin bir hükmü kalmamıştır… Deyip dîni, sahtekârlığına âlet ederek eski düşmanlığına devam etti.

Sırf bu olay bile Çelebi Mehmed’in Müslüman Anadolu’ya karşı ne kadar hoşgörü ile davranıp aralarındaki birliğin tesisinde ne büyük zorluklara göğüs gerdiğini göstermeye kâfiydi.

Share